Diyabetik Ayak Yarası Nedir?
Diyabetik ayak (şeker hastalığına bağlı ayak yarası), diyabetin en önemli ve yıkıcı komplikasyonlarından biridir ve diyabetli bir hastada nöropati ve/veya alt ekstremitenin periferik damar hastalığı ile ilişkili ülserasyondan etkilenen ayak olarak tanımlanır.
Diyabetli hastaların yaklaşık %4-15’i diyabetik ayak ülserinden etkilenmektedir. Bunların yaklaşık %15-24’ü ampütasyona (uzuv kaybı) gitmektedir. Travmatik olmayan ampütasyonların yaklaşık %85’inin sebebi diyabettir. Diyabetik ayak yarası iyileşmezse veya uygun şekilde tedavi edilmezse, ampütasyon geçiren diyabetik hastaların beş yıl içinde ölüm oranı %68’lerdedir. Ayak ülseri ve uzuv amputasyonu riski yaşla ve diyabetin süresi ile artar. Diyabetik ayak ülseri önemli bir sağlık sorunudur ve yönetimi multidisipliner bir yaklaşımı içerir.
Diyabetik Ayak Ülserlerinin (Yaralarının) Nedenleri
Ayak ülseri için en önemli risk faktörleri diyabetik nöropati, periferik arter hastalığı ve buna bağlı ayak travmalarıdır. Ülser, ciltte bir yara veya açık bir yaradır. Ayaktaki ülserler özellikle şeker hastalığı olanlarda yaygındır. Diyabetten kaynaklanan komplikasyonlar –sinir hasarına bağlı olarak ayaklarda dolaşım bozukluğu ve his kaybı (nöropati) gibi – bir yaranın gelişme olasılığını artırır ve ayrıca iyileşmeyi zorlaştırır. İnsülin kullanan, diyabete bağlı böbrek, göz veya kalp hastalığı olan veya aşırı kilolu, alkol veya tütün kullanan, ayrıca dolaşım bozukluğu eşlik eden diyabetli kişilerde ayak ülseri (yarası) gelişme riski daha da yüksektir. Periferik diyabetik nöropatili hastalarda ayaklarda duyu kaybı, o sırada fark edilmeyen iç (nasır, çivi, ayak deformiteleri) veya dış nedenlerden (ayakkabılar, yanıklar, yabancı cisimler) tekrarlayan küçük yaralanmalara neden olur ve sonuç olarak ayak ülseri gelişir. Bunu, özellikle periferik arter hastalığı olan hastalarda sonuçta ayak amputasyonuna yol açabilen ülser enfeksiyonuizleyebilir.
Diyabetik Ayak Ülseri Belirtileri
Normalde ciltte bir açık veya kapalı yara, ağrıya neden olur. Ancak ayaklarda diyabetik ayak ülseri gelişimine katkıda bulunan his kaybı, genellikle ülsere bağlı ağrıyı gizlemektedir. Bu his kaybı durumu, tedavinin en etkili olduğu ilk aşamalarda yakalanmasını engellemekte ve bir ülserin var olduğunu anlamalarını zorlaştırmaktadır. Ayrıca çoraplardaki yaradan akıntı olup olmadığına da bakılmalıdır. Enfekte olmuş yaralar hoş olmayan bir kokuya da neden olabilir.
Diyabetik Ayak Ülseri Nasıl Önlenir?
İlk yapılacak yaklaşım, hastalığın kendisini kontrol altında tutmak için önerilen kurallara uymaktır.
a) Sağlıklı bir beslenme ve diyete dikkat edin.
b) Doktorunuzun önerdiği talimatlara göre ilaçlar kullanarak sağlıklı kan şekeri seviyelerini koruyun.
c) Kan basıncınızı sağlıklı bir aralıkta tutun.
d) Alkol ve tütünden kaçının.
e) Yürüyüş veya egzersiz yapın. Kilo kontrolünüzü yapın.
f) Ayaklarda yara veya yara oluşmasını önlemek için önlemler alın.
g) Asla çıplak ayakla yürümeyin. Yaz ve kış uygun pamuklu çorap giyin. Ucu açık ev terliği giyin. Çorapsız ve terliksiz yere basmayın.
h) Ayağınıza uygun ve rahat ayakkabıları tercih edin.
I) Ayaklarınızı her gün hafif sabun ve ılık suyla yıkayın. Enfeksiyonların önlenmesinde çok önemlidir.
i) His kaybı olabileceğinden günlük olarak ayaklarınızda yara veya ülser olup olmadığı kontrol edin. Cildinizde tahriş olup olmadığını düzenli olarak kontrol etmeniz son derece önemlidir. Bu şekilde ayakta yara (ülser) oluşmadan mümkün olduğunca erken tedavi edilebilir.
Diyabetik Ayak Ülseri Tedavisi
Diyabetik ayak yarası (ülseri) meydana gelirse, mümkün olan en kısa sürede tıbbi yardım almak gerekir. Bunu evde kendi başınıza tedavi etmeye çalışmayın. Diyabetik ayak yarası (ülseri) ne kadar hızlı tedavi edilirse, enfeksiyonveya ampütasyon olmaksızın tamamen iyileşme şansı o kadar fazladır.
Diyabetik ayak ülseri tedavisi için altın standart, yaranın debridmanını, herhangi bir enfeksiyonun tedavisini, endike olduğunda revaskülarizasyon prosedürlerini ve yara basıncının kaldırmasını içerir. Hiperbarik oksijen tedavisi, gelişmiş yara bakım ürünlerinin kullanımı ve negatif basınçlı yara tedavisi (VAC) gibi ek tedaviler olarak yararlı diğer yöntemlerin de faydalı olduğu öne sürülmüştür
Diyabetik yara bakımı, uzman ekiplerce yapılmalıdır. Multidisipliner bir yaklaşımla farklı uzman hekimlerin (Enfeksiyon hastalıkları, iç hastalıkları veya endokrinoloji, genel cerrahi, plastik cerrahi, ortopedi ve gerekirse diğer branş uzmanları) değerlendirmesi sonrası en gelişmiş ve kapsamlı yara bakım ve tedavisi sağlanmalıdır.
Diyabetik yara bakımında ne gibi işlemler yapılıyor?
1) Yaraya uygulanan basıncı ortadan kaldırma: Yaranın iyileşmesine izin vermek için herhangi bir ağırlık veya basıncın yaradan uzaklaştırılması. Bu, bir tekerlekli sandalye, koltuk değneği veya özel ayak donanımı kullanılarak yapılabilir.
2) Debridman: Ölü deri ve/veya alt dokuların uzaklaştırılması. Yüzey debrisini ve nekrotik dokuları temizlemek için tüm kronik yaralarda debridman yapılmalıdır. Granülasyon dokusu üretimini teşvik ederek iyileşmeyi geliştirir ve cerrahi, enzimatik, biyolojik (steril kurtçuklar) ve otoliz yoluyla elde edilebilir.
3) Özel yara bakım işlemleri: Yeni ve sağlıklı cildin büyümesi için gerekli olan hücresel iyileşmeleri sağlayacak cildin ve altındaki dokuların iyileşmesine yardımcı olmak için tasarlanmış işlemler.
4) Antibiyotik ve analjezikler (ağrı kesiciler): Yarada enfeksiyon varsa veya ağrı varsa tedaviye eklenmelidir.
5) Hiberbarik oksijen (yüksek basınçlı) oksijen tedavisi: Yüksek basınçlı oksijen, hücrelerin yaraya daha verimli oksijen almasını sağlar ve ayrıca enfekte yaralardaki bakterileri öldürmeye yardımcı olur. Hiperbarik oksijen, ağır yumuşak doku ayak enfeksiyonları ve geleneksel tedaviye yanıt vermeyen osteomiyeliti olan hastalarda yardımcı tedavi olarak uygulanabilir.
6) Negatif Basınçlı Yara Tedavisi (VAC): Diyabetik ayak ülserleri için yeni bir tedavi olarak ortaya çıkmıştır. Kapalı bir ortamı korumak için yapışkan bir örtüyle kaplanmış esnek bir açık hücreli köpük yüzey sargısına bağlı özel bir pompa (vakum destekli kapatma) aracılığıyla aralıklı veya sürekli atmosfer altı basıncın kullanılmasını içerir. Pompa, yara deşarjını ve eksüdayı toplamak için bir rezervuara bağlanır. Böylece kan akışı optimize olur, doku ödemi azalır ve eksüdayı, proinflamatuar sitokinleri ve bakterileri yara bölgesinden uzaklaştırır. Debridman sonrası yapılmalı ve ülser yüzeyinde sağlıklı granülasyon dokusu oluşana kadar devam edilmelidir.
7) Dolaşımın düzenlenmesi (cerrahi revaskülarizasyon): Diyabetik yara iyileşmesi için yara bölgesinin kanlanmasının iyi olması gerekir. Eğer yapılan tetkiklerde dolaşım bozukluğu varsa kalp damar cerrahisi ile dolaşım sorunu çözülmeli ve gerekirse cerrahi işlem yapılmalıdır. Bu tür yaralar (ülserler), düzgün çalışmayan damarlardan veya arterlerden muzdarip kişilerin başına gelebilir ve bacaklardaki kan akışının sınırlanmasına neden olur. Bu, normal olarak iyileşmeyen ve enfekte olabilecek yara riskinin artmasına neden olabilir.
Prof. Dr. Halil YAMAN kliniğinden Yara Bakımıyla ilgili randevu almak için (0312) 219 54 77 numaralı telefonu arayın. Ayrıca web sitemizden daha fazlasını öğrenebilirsiniz.
Leave a reply
Leave a reply